DEĞİŞİM TEKNOLOJİ VE FAZİLETLER ÜZERİNE
KATILDIKLARIM:
Geçmişte suçun tanımı ve uygulanan ceza ile günümüzde suçun tanımı ve uygulanan ceza karşılaştırması,
Toplumun normlarına uymayan suçludur.
Suç ve ceza duruma göre istatiksel olarak güncelleniyor.(Pandemi de maskesiz çıkmak suç)
Afrika da insanlar acından ölürken bizler huzurlu mutlu olamayız.
Geçmişten günümüze itibarın tanımı değişti.
Teknolojideki ilişkimizde eskiden günümüze daha erdemsiz oldu.
Eskiden teknoloji yoktu daha erdemliydik.
Geçmişle barışık olmayanların çoğunluğu psikolojik rahatsız.
KATILMADIKLARIM:
Ülkemizdeki nüfus ile tüketimimizin doğru orantılı olması ile ilgili veriler çok gerçekçi gelmedi. Bir kesim çok elit ve üretmeden fazla tüketiyor, diğer kesim üretiyor emeğinin karşılığını bulamıyor yine tüketiyor. Bir diğer kesim işsiz ve üretemeyip tüketiyor. Sonuç olarak ülkemiz de tüketim nüfusun tamamının değil konforu yerinde olan bir kesimin elinde. Nüfus ve tüketim orantılı görünse de ülkemizde yaşamın kendisi orantısız.
İLGİNÇ BULDUKLARIM:
Amerikalılar gibi yaşıyor olsaydık 5 kat tüketim artardı.
Tırtılın hayali, kelebeğin hayatı
Tırtıl, kısa ömrünü tamamlayıp yaşamının sonuna doğru yaklaşırken büyük bir iştahla etrafında gördüğü her şeyi yemeye başlar. Hayatın tadına bu son bakışları o kadar fazlalaşır ki, minik tırtıl bir süre sonra hareket edememeye başlar. Tırtıl artık minik değildir, bedeni hareket etmesini engelleyecek kadar büyümüştür. Hareket edemeyen tırtıl, yaşamının sonuna geldiğini düşünerek bir dalda baş aşağı olacak şekilde gövdesini bırakır. Bu sırada kafasından başlayarak etrafında koza oluşturur. Koza içinde ölüme hazırlanan tırtılın vücudunda inanılmaz bir mucize gelişmeye baslar. Biyologların “hayalci hücre-imaginary cell” dediği bazı hücreler, ölüme direnerek dönüşüm geçirmeye başlarlar. Bu hücreler, tırtılın hücrelerinden tamamen farklıdır, farklı frekansta titreşirler, farklı bilgi taşırlar. Tırtılın bağışıklık sistemi, bu hücreleri düşman hücreleri olarak algılar ve saldırır. Hayalci hücreler, bağışıklık sisteminin bu saldırısına karşı var güçleriyle direnirler. Bu sırada hayalci hücrelerin sayısı artar, birbirleriyle etkileşime girmeye başlarlar. Bir zamanlar ayrı ayrı hayal kuran bu hücreler, bir araya gelirler. Bağışıklık sistemi artık bu hücrelerle baş edemeyeceğini anlayınca pes eder. Hayalci hücreler, hayallerine olan inançları ve pes etmeden dönüşmeye devam etmeleri sayesinde ile tırtılı kelebeğe dönüştürecek 15 günlük sürece başlarlar. Bu 15 gün sonunda ölmek üzere olan tırtıl, muhteşem bir kelebeğe dönüşmüş olarak kozadan çıkar.
Tırtılların sadece çok az bir kısmı kelebeğe dönüşür. Hayalci hücreler, bu dönüşümü gerçekleştirecek zorlu ve yorucu yolu her şeye rağmen yürüyen hücrelerdir. Hayalci hücrelerin ilk hayali kurmasından, hayalin eyleme dönüşmesine kadar gecen süre, hayalin devamlılığı kadar sebat ve enerji de ister. Çoğu hayalci hücre daha en başta bağışıklık sistemine yenilip pes eder. Tıpkı hayal kuran çocuğun zamanla pes edip hayal kurmayı bırakması gibi…
Genel kanı, hayal kurmanın çocuklukta aile tarafından engellendiği için bırakıldığını düşünmektir. Halbuki çocuklar, oyun oynamak, fast food ile beslenmek gibi pek çok eylemi engellenmelerine rağmen sürdürmeye devam ederler. Çocuk, oyun oynamayı yaşı büyüdüğü için de bırakmaz. Bedeni de büyümüştür yaşıyla beraber ve artık oyun sırasında daha önce yaptığı hareketleri yapmak zor gelir bedenine. Bedenin enerji üretim-tüketim dengesi değişmiştir ve yaşla beraber aldığı enerjiyi koruması da gerekmektedir. Özgürce oynayan çocuklarda, bu oyunu yavaş yavaş bırakma gelişimi çok rahat gözlenebilir.
Devamı: https://www.uplifers.com/tirtildan-kelebege-hayal-gucu-hayalci-beyin/#ixzz6vbGZAW00
https://teach.classdojo.com/#/launchpad



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder